Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%35
Yeni
Darbeye Gerekçe Üretmek Ahmet Akkuş

Darbeye Gerekçe ÜretmekOsmanlı’da Hal’ Fetvaları

Liste Fiyatı : 950,00TL
İndirimli Fiyat : 617,50TL
Kazancınız : 332,50TL
Taksitli fiyat : 9 x 81,65TL
Havale/EFT ile : 605,15TL
9786258055894
708239
Darbeye Gerekçe Üretmek
Darbeye Gerekçe Üretmek Osmanlı’da Hal’ Fetvaları
617.50

Bu çalışma Osmanlı Devleti’nde XVII. yüzyıldan sonra meydana gelen hal’ vakalarını ve bu hadiselere şer’î-hukukî meşruiyet kazandıran hal’ fetvalarını ele almaktadır. Konumuz özelinde hal’ etmek, Osmanlı padişahını, ihtilal yoluyla, saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken, normal olmayan bu hal’ süreci ise, şer’î-hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır. Osmanlı Devleti’nde, 17. yy’dan sonra, pek çok hal’ vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden, hal’ ve hatta katledilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır.
Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği, adına hal’ fetvası denilen dinî/siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde, şer’î-siyasî akıl devreye sokularak, ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele, suhuletle neticelendirilmektedir. Böylece muhtevasındaki şer’î sebeplere istinaden itham edilerek, vazifesinden el çektirilen padişahın, hal’, -bazen de katledilmesi, bir fetva suretiyle, şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa, İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır.
Osmanlı’da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi, merkezî bir konumda bulunduğundan, hal’ vakalarında, gerekçeler farklı olmakla beraber, sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek, meşruiyet aranması dikkat çekicidir. Dolayısıyla çalışmamız, hal’ fetvaları üzerinden, tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak, Osmanlı’daki hal’ vakalarını, ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal’ fetvalarını, bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer’î olup olmadıklarını, hal’in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır. Bu çalışmada, “hangi saikalar sebebiyle hal’ vakaları meydana gelmektedir?”, “hal’ süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir?”, “şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların, saltanatlarının da, hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal’ fetvalarındaki gerekçeler, şer’î bir temele sahip midir?”, “hal’ vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir?”, “Osmanlı’da mukaddes sayılan padişah algısının, hal’i ve hatta katli de dâhil, dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar-muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir?” gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır. Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan, dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma, bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur..

  • Açıklama
    • Bu çalışma Osmanlı Devleti’nde XVII. yüzyıldan sonra meydana gelen hal’ vakalarını ve bu hadiselere şer’î-hukukî meşruiyet kazandıran hal’ fetvalarını ele almaktadır. Konumuz özelinde hal’ etmek, Osmanlı padişahını, ihtilal yoluyla, saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken, normal olmayan bu hal’ süreci ise, şer’î-hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır. Osmanlı Devleti’nde, 17. yy’dan sonra, pek çok hal’ vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden, hal’ ve hatta katledilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır.
      Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği, adına hal’ fetvası denilen dinî/siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde, şer’î-siyasî akıl devreye sokularak, ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele, suhuletle neticelendirilmektedir. Böylece muhtevasındaki şer’î sebeplere istinaden itham edilerek, vazifesinden el çektirilen padişahın, hal’, -bazen de katledilmesi, bir fetva suretiyle, şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa, İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır.
      Osmanlı’da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi, merkezî bir konumda bulunduğundan, hal’ vakalarında, gerekçeler farklı olmakla beraber, sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek, meşruiyet aranması dikkat çekicidir. Dolayısıyla çalışmamız, hal’ fetvaları üzerinden, tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak, Osmanlı’daki hal’ vakalarını, ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal’ fetvalarını, bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer’î olup olmadıklarını, hal’in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır. Bu çalışmada, “hangi saikalar sebebiyle hal’ vakaları meydana gelmektedir?”, “hal’ süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir?”, “şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların, saltanatlarının da, hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal’ fetvalarındaki gerekçeler, şer’î bir temele sahip midir?”, “hal’ vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir?”, “Osmanlı’da mukaddes sayılan padişah algısının, hal’i ve hatta katli de dâhil, dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar-muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir?” gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır. Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan, dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma, bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur..

      Stok Kodu
      :
      9786258055894
      Boyut
      :
      16,5 x 23,5
      Sayfa Sayısı
      :
      580
      Basım Tarihi
      :
      2025
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • GARANTİ BANKASI
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      617,50   
      617,50   
      2
      327,28   
      654,55   
      3
      222,30   
      666,90   
      6
      116,30   
      697,78   
      9
      81,65   
      734,83   
      Diğer Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      617,50   
      617,50   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      6
      -   
      -   
      9
      -   
      -   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat