Bir Dostluğun Hikâyesi Sultan Mahmûd ve Ayâz
Eğer sen hakkı bilen biriysen,
Kulluğu Ayâz’dan öğren.
(Ferîdüddîn Attâr)
Tarih boyunca dilden dile dolaşan nice hikâyeler toplumlar üzerinde derin izler bırakmış olsa da asıl mesele bin yıllar içinde hangi hikâyeler zamanın süzgecinden geçerek bugüne ulaşabildiğidir. Yine de söylemek gerekir ki bazı hikâyeler sık sık tekrarlanmasından ziyade dinleyicilerin onu ne kadar benimseyip benimsemediklerine bağlı olarak hafızalarda yer ediyor. Şairler ve yazarlar tarafından yeniden ele alınan hikâyeler, tek bir tarihî bağlamla sınırlı kalmayarak her dönem yeniden yorumlanmış, her çağın kendi anlayışı içinde okunmuştur. Özellikle ahlâki ve tasavvufi yönü güçlü olanlar, toplumun temel meselelerine değindiği için farklı zamanlarda çok fazla karşılık bulmuştur. Bu türün önemli örneklerinden biri de Sultan Mahmûd ile Ayâz etrafında şekillenen hikâyeler olup zamanla edebiyat geleneği içinde yer edinmiştir. Bunlar sadakat, bağlılık ve içsel arayış gibi temaları derin ve sembolik bir şekilde ele alarak hem edebî hem de tasavvufi yorumlara imkân veren zengin bir anlam alanı oluşturmuştur. Bu yönüyle hikâyeler dilden dile yayılmış; Mevlânâ, Ferîdüddîn Attâr ve Sa‘dî gibi devrin ünlü şairlerinin eserlerine de yansımış; onlar, kendi hayat anlayışları ve dünya görüşlerine göre yeni yorumlar getirmişlerdir.
***
“Tâlihin, ikbâl ve bahtın kemâl-i müsâadesinden o köle bir Ayâz, padişah da zamanın Mahmûdu olmuştu.
O kölenin rûhu padişahın rûhuyla bu cisim yaratılmadan evvel ittisâl ve karâbet peydâ etmişti.
Ruhlar, hazırlanmış ordular hâlinde idi. Orada tanışanlar burada uyuştular, tanışmamış olanlar da burada bozuştular.” (Mevlânâ, Mesnevi’den)
- Açıklama
Eğer sen hakkı bilen biriysen,
Kulluğu Ayâz’dan öğren.
(Ferîdüddîn Attâr)
Tarih boyunca dilden dile dolaşan nice hikâyeler toplumlar üzerinde derin izler bırakmış olsa da asıl mesele bin yıllar içinde hangi hikâyeler zamanın süzgecinden geçerek bugüne ulaşabildiğidir. Yine de söylemek gerekir ki bazı hikâyeler sık sık tekrarlanmasından ziyade dinleyicilerin onu ne kadar benimseyip benimsemediklerine bağlı olarak hafızalarda yer ediyor. Şairler ve yazarlar tarafından yeniden ele alınan hikâyeler, tek bir tarihî bağlamla sınırlı kalmayarak her dönem yeniden yorumlanmış, her çağın kendi anlayışı içinde okunmuştur. Özellikle ahlâki ve tasavvufi yönü güçlü olanlar, toplumun temel meselelerine değindiği için farklı zamanlarda çok fazla karşılık bulmuştur. Bu türün önemli örneklerinden biri de Sultan Mahmûd ile Ayâz etrafında şekillenen hikâyeler olup zamanla edebiyat geleneği içinde yer edinmiştir. Bunlar sadakat, bağlılık ve içsel arayış gibi temaları derin ve sembolik bir şekilde ele alarak hem edebî hem de tasavvufi yorumlara imkân veren zengin bir anlam alanı oluşturmuştur. Bu yönüyle hikâyeler dilden dile yayılmış; Mevlânâ, Ferîdüddîn Attâr ve Sa‘dî gibi devrin ünlü şairlerinin eserlerine de yansımış; onlar, kendi hayat anlayışları ve dünya görüşlerine göre yeni yorumlar getirmişlerdir.
***
“Tâlihin, ikbâl ve bahtın kemâl-i müsâadesinden o köle bir Ayâz, padişah da zamanın Mahmûdu olmuştu.
O kölenin rûhu padişahın rûhuyla bu cisim yaratılmadan evvel ittisâl ve karâbet peydâ etmişti.
Ruhlar, hazırlanmış ordular hâlinde idi. Orada tanışanlar burada uyuştular, tanışmamış olanlar da burada bozuştular.” (Mevlânâ, Mesnevi’den)
Stok Kodu:9786258654264Boyut:12 x 19,5Sayfa Sayısı:126Basım Tarihi:2026Kapak Türü:Karton KapakKağıt Türü:2. HamurDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
Taksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim168,00168,00289,04178,08360,48181,44631,64189,84922,21199,92
Taksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim168,00168,002--3--6--9--
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.



